Sporun Çocukların Karakterlerine Etkileri

Home Blog Sporun Çocukların Karakterlerine Etkileri

Sporun çocukların karakterleri üzerine etkileri ile ilgili Kanada Antrenörlük Birliği tarafından yayınlanan “Ebeveynler, Koçlar ve Öğretmenler için Çocuklar ve Spor Önerileri Hakkında Direkt Konuşma” adlı kitapta önemli içerikler yer alıyor. Günümüzün rekabetçi sporunun bu düşünceye olumsuz etkileri inceleniyor.

York Üniversitesi’nde Beden Eğitimi Yüksekokulu Başkanı Dr. Stuart Robbins, sporun doğal olarak ne iyi ne de kötü olduğunu söylüyor. Sporla ilgili olumlu ve olumsuz etkiler, katılımdan değil, deneyimin doğasından kaynaklanır.

Doğru insanların doğru tutumları ile, spor olumlu bir karakter oluşturma deneyimi olabilir. Çocukların kurallara ve sosyal değerlere ulaşması için en iyi fırsatlardan birini sağlar. Başkalarıyla iyi geçinme ve bir takımın parçası olarak kabul edilme gereğini tanımlar. Hoşgörü, adalet ve sorumluluk gibi değerlerin desteklenmesinde önemli bir rol oynar.

Uygun liderlik ile spor, çocuklar için

• Aktif bir yaşam tarzı için bir takdir elde etmeyi
• Spor becerilerini geliştirerek pozitif bir öz-imaj geliştirmeyi
• Takımın bir parçası olarak çalışmayı öğrenmeyi
• Diğer çocuk ve yetişkinlerle sosyal beceriler geliştirmeyi
• Başarıyı ve hayal kırıklığını yönetmeyi öğrenmeyi
• Başkalarına saygı duymayı öğrenmeyi sağlar.

SPOR-KARAKTER İLİŞKİSİ 19. YÜZYIL İNGİLTERE’SİNDEN GELİYOR

Sporun karakter yarattığı düşüncesi, oyun alanlarının yetişkin yaşamında liderler üretmek için gerekli disiplinin eğitim alanı olduğuna inanılan 19. yüzyılın İngiltere’sinden geliyor. Onların düşündüğüne göre fiziksel aktivite, tutumları ve değerleri güçlü bir şekilde etkileyen sosyal bir deneyimdi.

İngilizlerin spor yoluyla gençlere aşılamaya çalıştığı temel erdem, dürüstlük ve adalet duygusuydu. Kurallara uymak, rakibinize saygı göstermek, hile yapmamak ve iyi bir kazananın ve kaybedenin nasıl olacağını öğrenmek, yöneticiler tarafından iyi bir vatandaş olma amacının bir parçası olarak görülmüştür. Onların felsefesi, para ya da şöhret gibi dış ödüller için oynamak değildi; çünkü bu, tek bir eylemi adaletsiz yapma eğiliminde olacaktır.

Sporun karakter yarattığı fikri, günümüzün rekabetçi spor eleştirmenleri ile uyuşmuyor. Yüksek kârların ve yüksek maaşların dış baskısı çoğu kez bu ideallerin yolsuzluğuna yol açmıştır. Karakter inşa etmek yerine, kazanmayı her şeyden üstün değerlendiren rekabetçi spor, bu düşünceye meydan okuyor. Kazanmak daha önemli oldukça, adil oyun ve diğer değerler için verilen ödüller azalıyor.

Kaynak: altyapibasket.com